İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Öncelikle şunu anlayın: İngilizce bir haftada, ayda, yılda öğrenilmez. İngilizce süreçtir, sürekli çalışma gerektirir.

Çalışmak deyince illa aklınıza kalem-kitap-defter üçlüsü gelmesin. Film-dizi izlerken, kitap okurken, mesleğinizle ilgili internette araştırma yaparken, İngilizce bir mail atarken veya bir arkadaşınızla İngilizce konuşurken de İngilizce çalışıyor olursunuz.

İngilizce ne kadar hayatınızın içine girerse, o kadar İngilizce konuşmuş olursunuz. Bu yüzden ilk tavsiyem İngilizceyi hayatınızın bir parçası yapın.

İngilizce Hayatınızın Bir Parçası Olsun

Örneğin, ilk olarak İngilizce müzik dinlemiyorsanız, İngilizce müzik repertuarınızı geliştirin. Daha çok İngilizce şarkı dinleyin. Günümüzde popüler şarkıların büyük kısmının sözleri İngilizce. Kendim lisede İngilizcemi geliştirmeye çalışırken sürekli şarkı sözlerini okurdum ve bilmediğim kelimeleri çıkarırdım. Böylece hem şarkıda geçen kalıpları hem de yeni kelimeleri öğrenmiş olurdum.

İngilizce film ve diziler de İngilizcenizi geliştirmek için büyük fırsat. Burada vereceğim ipucuna dikkat edin. Defalarca seyrettiğiniz ve seyretmekten zevk aldığınız bir film/dizi var mı? Harika! Eğer varsa ve İngilizce altyazıyı normalde takip edemiyorsanız bile yeniden izlerken İngilizce altyazı koyun. Zaten önceden seyrettiğiniz bölümler olduğu için ne kadar kolay kavradığınıza şaşıracaksınız.

Çevremde bu taktiği uygulayıp da başarısız olan kimseyi görmedim desem yalan söylemiş olmam!

Hayatınıza İngilizceyi yerleştirmenin bir diğer yolu da İngilizce interneti kullanmak. Madem dizi-film örneğiyle başladık, sevdiğiniz filmleri, aktörleri internetten araştırıp haklarında daha çok şey öğrenmeyi denediniz mi? Ben bunun için imdb’yi kullanıyorum.

Örneğin, Esaretin Bedeli olarak bildiğimiz film örneğinden gidelim. imdb.com’a gittikten sonra, arama kısmından filmin adını yazınca bizi şu sayfaya yönlendiriyor: http://www.imdb.com/title/tt0111161/?ref_=nv_sr_1 (Evet filmin adı Shawshank Redemption).

Burada film ile alakalı kısa bir bilgi alabiliriz:

Sonrasında ise aşağı doğru inerek filmle ilgili yorumları okuyabilir, sıkça sorulan soruları ve cevaplarını görebilir ve trivia diye isimlendirilen, film hakkındaki soruları cevaplayabiliriz. Hem eğlenceli hem bilgilendirici 🙂

Bilgilendirici demişken, Youtube’u da es geçmeyelim. En sevdiğim pratik yöntemlerinden birisi de Youtube üzerinden özellikle altyazılı, bilgilendirici videolar ve animasyonlar izlemek. En sevdiklerimden birisi “In a Nutshell” isimli kanal.

Bu kanalda karmaşık bilimsel konular çok basitçe açıklanıyor. Örneğin aşağıda paylaştığım 15 dakikalık animasyon videosunda uyuşturucu bağımlılığının sandığımızın aksine kullanmaktan değil, kişisel stres ve yalnızlıktan dolayı olduğu bilimsel olarak ve anlaşılır şekilde anlatılıyor. Hem İngilizce duyma, okuma kabiliyetiniz gelişiyor hem de yeni bilgiler edinmiş oluyorsunuz.

Sizin de bildiğiniz böyle kanallar varsa yorumlarda paylaşmayı unutmayın!

İngilizce Pratik Uygulamaları

Son zamanlarda İngilizce pratik yapma uygulamaları ile de haşır neşir oluyorum. Özellikle video ile ilgili olanlar ilgimi çekiyor. Özellikle otobüste, serviste giderken telefonum elimde oluyor ve boşa zaman geçirmek yerine İngilizcemi geliştirmeyi tercih ediyorum.

Bu uygulamalardan bir tanesi Engly. Ben iPhone üzerinden kullanıyorum, bakınca Google Play’de de var olduğunu gördüm. Biraz önce bahsettiğim videoların benzerlerini altyazılarıyla izleyebiliyorsunuz. Altyazıların üstüne tıkladığınızda da kelimenin Türkçesini gösteriyor. Sonunda da anlayıp anlamadığınızı ölçmek için quiz yapıyor. Oldukça güzel. Web sitesi şöyle: http://www.englyapp.com

Engly’nin dışında Voscreen de güzel bir tercih. Aynı şekilde hem IOS hem Google Play’den indirilebiliyor. Ayrıca web üzerinden de örnek video izleyebiliyorsunuz. İngilizce altyazılı ve altyazısız izleyip, sorulan sorulara cevap verebiliyorsunuz. Siteye denemek için koydukları video üzerinden deneyebilirsiniz: https://www.voscreen.com/life/3/5ki94zpnlrb84a8a3/en

 

Daha Çok Altyazılı İçerik…

Film-dizi, Youtube videoları ve pratik uygulamalarının yanında TED’den bahsetmesek olmaz. Bilmiyorsanız, TED, ilham verici konuşmaların yapıldığı konferans türü bir yapılanma. Bu konuşmaların en güzel özelliği ise onlarca dilde altyazılarının olması. Yani Türkçe-İngilizce altyazılara geçiş yaparak, defalarca izleyebilirsiniz. Ayrıca videoyu veya ses kaydını bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Bir örneğini aşağıda paylaşıyorum:

Okullar yaratıcılığı öldürür mü? Bu video 61 dile çevrilmiş. Harika bir içerik.

Özetle ihtiyacınız olan, ne seviyede olursanız olun, İngilizce pratik yapmaya bakmak. Bunun için internet elinizin altında. Şimdiden başarılar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir