ingilizce-nasil-ogrenilir
Soru & Cevap

İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Günümüzde İngilizce bilmenin önemi çok farklı boyutlar kazandı. Öyle ki, bir turistin hayatını kurtarabilir, yurtdışında kaybolma ihtimalimizi minimuma indirebiliriz. Dahası tekstil firmalarının fütursuzca giysilere bastığı “kiss me” “bad girl/boy” yazılı tişörtleri, şapkaları almamızı da önleyici nitelikte. Tabii İngilizce bilmenin büyük bir anahtar olduğunu ve doğru kapılara gittiğimizde birbir nasıl açtığını da görmüşsünüzdür. İngilizce bilmediğiniz için sizin kuzenlerinize ya da komşu çocuklarına açılır genelde bu kapılar değil mi?

Doğru çalışma yönteminizi bilirseniz, siz de bu anahtarı kullanabilirsiniz. “İyi de nasıl öğreneceğim ben bu İngilizceyi” diye kafanızda sorup duruyor fakat harekete geçmiyorsanız, sormaya devam edeceksiniz demektir. Bu soruyu sorarken birden kendinizi bu yazıyı okurken bulduysanız da çok şanslısınız demektir. Çünkü burada tam da bu sorunun cevabını veriyoruz.

Dil öğrenmek oldukça gayret ister fakat bu deveye hendek atlatmak kadar gayretli bir iş değil. O yüzden bu işin inceliklerini, püf noktalarını bilirseniz bu işten zevk alırsınız. Bu yazımızı bitirdiğinizde sadece 15 dakikanız geçmeyecek, bir dili nasıl edindiğimizden başlayıp, İngilizcenin aslında nelere kâdir olabileceğini görecek, öğrenme stilinizi keşfedecek ve bu doğrultuda aslında hangi öğretme yaklaşımına ihtiyacınız olduğunu anlayacaksınız. Kendi kendinize İngilizce öğrenmekten korkmayacak, özel ders öğretmeninizi nasıl seçeceğinizi bilir durumda olacaksınız. Bitti mi? Bitmedi. Dahası sizi İngilizce öğrenirken hep bir tık ileriye götürecek mobil uygulama ve websitesi tavsiyelerimiz, kitap, dizi ve film önerilerimizle “ben neden daha önce başlamamışım bu işe?” diye hayıflanacak ve belki de yazımızın ortasında kalkıp hemen İngilizce öğrenmek için ilk adımlarınızı atmaya başlayacaksınız. Fakat yapmayın. Yazımızı bitirin öyle başlayın. Yazımızı bitirdiniz fakat hala kafanızda soru işaretleriniz kaldıysa diye de sorularınıza ayna tutabilecek 5 soru ve cevap yaptık. Keyifli okumalar.

  1. Bir Dil Nasıl Edinilir?

Bu sorunun cevabı geçmişte birçok tartışmalara ve teorilere dayanıyor olsa da korkmayın bir dilbilim makalesiyle karşı karşıya değilsiniz. Bir dilin nasıl öğrenildiğini merak edip de bu yazıya rastladıysanız (ki öyle görünüyor) bunun temelini biraz da olsa biliyor olmalısınız.

Edinmek Ve Öğrenmek

Yüklemimiz “edinmek” olduğunda işler biraz değişiyor. Öğrenmekten farklı bir süreç olduğunu size söylemek zorundayız. Bir dili edinmek biz farkında olmadan gerçekleşirken bir dili öğrenmek, bilinçli olarak gayret etmeyi ve özenli bir şekilde çalışmayı gerektiyor. Lafı çok dolandırmadan bu edinme sürecine kısaca bir göz atalım.

Dilimizi Edinmek Bir Mucize Mi?

İnsan, doğduğu andan itibaren kendini ifade etmeyi amaç edinmiştir. Öyle ki, bebeklikte çığlıklara boğulup ağlamalarımızın aslında birer yardım çığlığı olduğunu ihtiyacımız karşılığında susarak gayet güzel anlatıyorduk. Büyüdükçe, bir takım sesleri birleştirerek, öncesinde bir ya da iki kelimeyle sonrasında da cümlelerle kendimizi güzelce ifade etmeyi öğrendik. Aslında bir dili öğrenmenin en temel faydalarından biri de büyüdükçe çevreye verdiğimiz gürültü kirliliğini (ağlamalarımızı) azaltması diyebiliriz. Bir takım sesleri birleştirebiliyor olmamız, kelimeler üretebiliyor ve sonrasında cümleler kurabiliyor olmamız bir mucize değil tabii ki. Bu çok yoğun ve uzun bir süreç ve yine insan doğasının bir harikası olan taklitçilik buna sebep olan şeylerden biri.

İngilizce öğrenme ve konuşma

Küçük Taklitçiler

Küçükken bazen hiç dinlemiyor gibi görünsek de aslında çevremizdeki tüm diyalogları, konuşmaları bir güzel dinleyip kelime dağarcımıza katıyorduk. Bu taklitçilik bebekliğimiz ve çocukluğumuzun sadece bir kısmını kaplıyor tabii ki. Sonrasında dil edinimimiz devam ediyor olsa da devreye yine çevrenin etkisiyle biz anlamadan işlenen bir süreç giriyor. Okulda gördüğümüz dersler, okuduğumuz kitaplar da bu konuda bize oldukça yardım sağlıyor.

Anadil Ediniminin Öğrenime Evrilmesi

Anadilimizi edinme süreci, öğrenme sürecine evriliyor ve bu yüzden okulda Türkçe dilbigisi dersi İngilizce dilbigisi dersinden çok daha kolay gelmeye başlıyor. Çünkü aslında Türkçe dilbilgisinde gördüğümüz kelime yapıları, sözcük bilgileri aslında hiç de yabancısı olduğumuz ve kullanmakta güçlük çektiğimiz yapılar değil. Bu yüzden anadilimizi edinmek&öğrenmek ve başka bir dili öğrenmek arasında oldukça çetin farklar var.

Yine başında da belirttiğimiz gibi bu bir dilbilim makalesi değil o yüzden temelini az çok çözebildiyseniz devam edebiliriz.

  1. Neden İngilizce?

Türkiye’de yaşıyorsanız, İngilizce öğrenmenin bir hobi değil gereklilik olduğunu biliyorsunuzdur. İngilizce öğrenmenin örneğin Portekizce ya da Korece öğrenmekten çok daha önemli bir rolü olduğu da biz Türklerin oldukça farkında olduğu bir gerçek. Türkiye’de İngilizceyi hobi olarak öğrenen kişi sayısı bir elin parmağını geçmiyordur muhtemelen. Yine de bunun bir gereklilik olması sizi ürkütmesin. İngilizce öğrenmenin hoşunuza gidecek birden fazla sebebi var. Bunları sizin için sıraladık.

A. Dünya üzerinde 508 milyon insan İngilizce konuşabiliyor.

En can alıcı kısımla başlamak istedik. İngilizce öğrendiğinizde, bir lisanla 508 milyon insana derdinizi anlatabilme potansiyeline sahip biri olacaksınız. Dünya nüfusuna göre alınan son yıllardaki verilere göre Dünya üzerinde İngilizce konuşan kişi sayısı bu kadar fazla. Bu da İngilizce öğrendiğiniz takdirde, Dünya genelinde birçok insanla tanışabilir, fikir alışverişinde bulunabilirsiniz demek!

B. İngilizce günümüzdeki lingua franca’dır

Önce “lingua franca” kavramının ne olduğunu açıklayalım. Bu kavram ortak dil anlamına geliyor ve aslında pek çok şeyi bize açıklıyor. Çok eskilerden başlayıp günümüze kadar çok güçlü devletlerin kullandığı anadil diğer ülkeler üzerinde de üstünlük kurarak ortak dil haline gelmiştir. Fakat bu bir dayatmadan ziyade kaçınılmaz ve doğal bir süreçtir. Ortaçağ döneminde lingua franca dünyada Latince iken günümüzde bu İngilizce olarak değişmiştir.

C. İngilizce bilmek birçok kişiye iş fırsatı sağlamaktadır.

Çoğu kişinin İngilizce öğrenme sebeplerinden biri de İngilizceyi bir iş kapısının anahtarı olarak görmesindendir. Evet bu bir gerçek. Bir iş görüşmesinde iyi seviyede İngilizce bildiğinizi gösterdiğinizde işverenlerin gözlerinin nasıl parladığına şahit olabilirsiniz. Bir de şöyle düşünün; İngilizce iş hayatında mesafe kat etmenin,  kariyerinizde yol almanın temel taşlarından biri çünkü hem iş bağlamında öğrenmeyi hem de farklı diller arası iletişimi mümkün kılıyor. Eğer mesleki yeterliliklerinizin yanı sıra iyi seviyede İngilizce biliyorsanız çok uluslu şirketlerde ya da ülke dışında çalışmak gibi seçenekleriniz var.  Bu da sırf “İlerde lazım olur” düşüncesiyle personelinde İngilizce arayan işverenlerden sizi sıyırıp daha kaliteli uluslararası şirketler ile çalışmanızı sağlayacaktır.

D. Yabancı film ve dizilerin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yabancı dizi ve filmleri izlerken çoğumuz dublajdan ziyade altyazılı izliyor. Bu da film ve dizi izleme esnasında altyazı okumaktan filmin ve dizinin çoğu sahnesini kaçırmak demek oluyor. Yabancı film ve dizileri altyazısız ve dublajsız izleyebilmek oldukça keyifli olmaz mıydı? İngilizce öğrenirken altyazılı film ve diziler size yardım edecektir. Zaman ilerledikçe kulağınız geliştikçe artık altyazılara da ihtiyacınız kalmayacaktır. Haliyle izlediklerinizden daha fazla keyif alacaksınız.

  1. İngilizce Öğrenimine Karşı Tutumunuz Çok Önemli

İngilizce’ye karşı sergilediğiniz tutum ve tavır çok önemli. Eğer yukarıda sizler için sıraladığımız İngilizce öğrenmenin sizlere sağlayacaklarını hiçe sayıp hala bir düşmanlık besliyorsanız sizin çocukluğunuza inmemiz gerekebilir. Bu da bizim ilgi alanımız dahilinde değil. İngilizce’yi bakıma muhtaç bir sokak hayvanı olarak görürseniz belki biraz sempati kazanabilirsiniz.

  1. İngilizce Öğrenmeye Nereden ve Nasıl Başlayacağınızı Biliyor Musunuz?

Cevabı evet olanlar bu başlıkta yazılanları bir kere, cevabı hayır olanlar ise yazılanları iki kere okusun lütfen. Tabii ki istediğiniz kadar okumakta özgürsünüz fakat bu konuda problem yaşayanlara ilaç niteliğinde bir listemiz var.

İngilizcenizi en iyi noktaya getirmek istiyorsanız bunun için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız.

İngilizcenizi sokakta karşılaştığınız hasta bir kedi olarak düşünün. Onu iyileştirebilmek için ne yaparsınız? Belki bir veterinere götürür hemen muayene ettirirsiniz ya da ihtiyacı olan suyu ve yemeği vermek üzere evinize götürür ve onu edinirsiniz. İngilizceniz de şuan yardıma muhtaç durumdaysa önce hangi noktada olduğunuzu ölçüp tartın ve onu iyileştirebilmek için de elinizden gelenin en iyisini yapın. Bu konuda kaybolmuş hissediyor ve bir rehberliğe ihtiyacınız varsa buyrun size bir ilaç takviyesi yapalım:

İngilizceyi Hangi Alanda Kullanacağınıza Karar Verin.

İngilizce öğrenmeye bir yerden başlamak istiyorsanız öncesinde İngilizce’yi niçin öğreneceğinizi belirlemenizde fayda var. Bu konuda da size yardımcı olacak konu başlıklarımız şu şekilde:

  • Genel İngilizce

Öğreneceğiniz İngilizce’yi daha fazla insanla konuşabilmek ya da iletişim kurabilmek için istiyorsanız sizin almanız gereken eğitim Genel İngilizce’dir. Bir kurs ya da özel ders almayı düşünüyorsanız bunu belirtmelisiniz. Çünkü size verilecek eğitim bu doğrultuda verilecektir.

  • İş İngilizcesi

Uluslararası kaliteli firmalarla çalışma fırsatı yakalamak, iş üzerinde çalışırken başka sitelerden çeviri yapmakla uğraşmamak ve alanınızla ilgili bir makale okurken tüm İngilizce terimleri zorlanmadan anlayabilmek hedefleriniz arasında yer alıyorsa, sizin almanız gereken İngilizce eğitimi de İş İngilizcesi adı altında verilmelidir.

  • Akademik İngilizce

Akademik kariyer planlarınız varsa, hayallerinizi süsleyen o yurtdışındaki muazzam okulun yeterlilik sınavlarına hazırlanmanız gerekiyorsa sizin de zaman kaybetmeden almanız gereken eğitim Akademik İngilizce eğitimidir.

  • Sınav İngilizcesi

Yurtdışındaki okulların yeterlilik sınavları, Türkiye’deki üniversitelerin hazırlık sınavları, lisede ve dil alanından üniversiteye giriş sınavına girmeyi düşünüyorsanız diğer alanlardan ziyade tamamen Sınav İngilizcesi adı altında bir eğitim almanız gerekmektedir. Çünkü sınav ingilizcesi adı altında verilen eğitim bir çok metodu ve soru çözme yöntemleriyle dolu bir eğitim. Hangi sınava girecekseniz bu doğrultuda hızlı okuma, hedef kelimelere odaklanma ya da akıcı yazma gibi soru çözmeye yönelik bazı becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacaklardır.

Öğrenme stilinizi belirleyin.

İngilizce öğrenmeyi neden istediğinizi belirlediyseniz sırada öğrenme stilinizi belirlemek var. Nasıl bir öğrencisiniz? Dersi derste dinleyenlerden mi? yoksa derste hocanın hapşuruğunu bile not alanlardan mı? İşte en basit öğrenme farklılıklarından biriyle karşı karşıyasınız. Bunun gibi birçok farklı öğrenme stili var. Kendinizi bir gözden geçirin.

  • Görsel

Bu öğrenme stiline sahip öğrenciler bir bilgiyi edinirken ve öğrenirken resimler, haritalar ve görsel organizatörler kullanmayı tercih ederler. Öğretmenlerinin kullandıkları sunumlar ve görsel materyalleri dikkatlerini çeker ve orada gördüklerini iyi öğrenirler.

Görsel bir zekanız varsa İngilizce öğrenimi için sizlere tavsiyemiz şudur ki İngilizce flaş kartlarından yararlanabilir, yolun başındaysanız çizgi filmleri İngilizce altyazılı&altyazısız izleyebilir, eğer daha da ileriye taşımak istiyorsanız yabancı dizi ve filmleri İngilizce altyazılı&altyazısız izleyebilirsiniz.

  • İşitsel

İşitsel öğrenme stiline sahip öğrenciler grup tartışmaları ve ders anlatımı sırasında dinleyerek ve konuşarak daha iyi öğrenirler. Bu öğrencilerin çalışma tekniği genelde tekrarlamalara dayanır ve genelde öğrendiklerini kafalarında bir şekilde hatırlatıcı kodlarla tutarlar.

Eğer işitsel zekaya sahipseniz, görsel zeka için verdiğimiz tavsiyelerden altyazılı&altyazısız çizgi film, dizi ve film izlemek sizlere de yardımcı olacaktır. Bunun yanısıra British Council ve Cambridge gibi bilinen yayınların internet sitelerindeki dinleme etkinliklerinden bol bol yararlanabilirsiniz.

  • Sözlü & Dilsel

Bu öğrencilerin okuma ve yazmaya ilgisi yüksek ve kelimelerle arası oldukça iyidir. Genelde sınıfın en iyi not tutanları bu öğrencilerden çıkar ve dolayısıyla sınav haftalarının gözdeleri olmaya hak kazanırlar. Öğretmenlerinin ses tonundan ziyade ne anlattığına odaklanırlar.

Dilsel zekaya sahip öğrencilerdenseniz, İngilizce seviyenize göre okuma kitapları bulup bol bol sesli okumalar yapabilir ilk defa gördüğünüz yapı ve kelimeleri not alabilirsiniz.

  • Kinestetik

Kinestetik öğrenme stiline sahip öğrenciler bilgiyi somut ve elle tutulur şekilde öğrenmekten hoşlanırlar. Belki sınıfta hareketlendirecek oyunlar sırasında, belki dışarda bir gözlem sırasında.. Yani onları hep aktif kılacak eylemlerle öğrenmeyi tercih ederler.

Kinestetik zekaya sahipseniz kendinizi sokaklara atıp turist avına çıkabilirsiniz. Bulabildiğiniz her turistle sohbet etmeye çalışabilirsiniz. Bütçeniz el veriyorsa yurtdışına çıkıp hem gezip hem dilinizi geliştirebilirsiniz.

  • Matematiksel

Matematiksel öğrenme tarzına sahip öğrenciler mantıkla hareket etmekten hoşlanırlar. Analiz güçleri yüksek ve muhakeme yeteneğine sahip insanlardır. Kendilerince bir sistemleri vardr ve bu doğrultuda öğrenirler.

Matematiksel zekaya sahipseniz gramer kurallarını en kolay öğrenecek olanlar sizlersiniz demektir. Kendinize has sistematik çalışma tarzınızla ingilizce dil bilgisi konusunda sorun yaşamayacağınızdan o güzel dilbiginizle bol bol konuşma pratiği yapabilirsiniz. Seviyenize göre İngilizce kitaplar okuyabilirsiniz.

  • Bireysel

Bireysel çalışmaktan keyif alan öğrencilerdir. Bireysel başarıları onlar için ön plandadır. Grup çalışmalarından verim alamazlar.

Bireysel çalışmaktan keyif alanlar için tavsiyemiz, okudukları kitapları sesli bir şekilde okumak olacaktır. Kendi kendilerine İngilizce şarkıları karaoke olarak söyleyebilirler. Bireysel zekaya sahipseniz yazımızın devamındaki tek başına İngilizce öğrenenler için kullanabilecekleri uygulama önerilerimize göz atın.

  • Sosyal

Sosyal öğrenmeye sahip öğrenciler grup çalışmalarında daha aktif rol oynarlar ve grup çalışmalarından keyif alırlar.

Sosyal zekaya sahipseniz size de insan içine karışmanızı öneririz. Başka insanlarla İngilizce konuşma pratiği yapmak öğrenmenize çok şey katacak.

Vermiş olduğumuz tavsiyeler demek değildir ki “Sadece bu zekaya sahip öğrenciler sadece bunları yapmalı.” Birden fazla öğrenme stiline sahip olabilirsiniz ve vermiş olduğumuz tavsiyeler İngilizce öğrenen, öğrenmek isteyen herkes için geçerli olup söylediklerimiz birden çok zeka tipine hitap etmektedir. Kendinize göre olanlarını seçip uygulamaya başlayabilirsiniz.

  1. İngilizce ve Dil Becerileri

Her işte olduğu gibi İngilizce öğrenmede de belli bir sıra var tabiiki. Sıranın hayatımızda büyük bir yeri var. Sıranın önemini yemek tarifleri gibi günlük hayatımızdan bir örnekle anlatabiliriz. İyi İngilizce öğrenmeye bir bakıma iyi yemek yapmak gibi yaklaşabilirsiniz. Bir yemek tarifinde başta yapılması gereken bir şeyi sonda yaparsanız ya da sıralamaya uymadan 2 numaralı işlemle 4 numaralı işlemin yerini değişirseniz ne olur? Genelde yemek berbat olur, ortaya yenecek bir şey çıkmaz. İngilizce öğrenirken çoğu öğrencinin yaşadığı ilk sıkıntı bu. Dil öğrenmeye yanlış tarifle başlamak. Yanlış tarifle doğru yemek yapılmaz. O yüzden sıranın dil öğreniminde yeri oldukça büyük. Öncesinde nedir bu dil becerileri onlara bir göz atalım:

  • Gramer bilgisi

Sıralamamızın en tepesinde gramer bilgisi geliyor. Gramer bilgisi Türkçeden de bildiğiniz gibi, kelime bilgisi, cümle yapıları bilgisi vb. biraz daha formüle dayalı bilgiler içeriyor. Dolayısıyla İngilizce öğrenenler gramer bilgisinde öğrendiklerini genelde ezberlemeye meyilli oluyor. Bu çok yanlış. Dil öğrenirken eğer gramer bilgisi ezberi yapmaya çalışırsanız sonrasında çuvallarsınız. Ezberlenen bilgiler daha kolay unutulur. Dolayısıyla bu noktada verebileceğimiz en uygun tavsiye, Türkçe’yi edindiğimiz sıralarda yani küçükken yaptığımız gibi olabildiğince bu gramer kalıplarını ve kelimeleri dinlemek, okumak gerektiğinden, unutmamak için cümle içinde kullanmak ve ezberden ziyade gerçekten öğrenmeye çalışmak. Gramer bilginizi bu şekilde oturtmaya çalışırsanız daha rahat edersiniz çünkü bu tüm becerilerin temelini oluşturuyor. Diğer becerilerde ilerleyebilmek için gramer bilginizi iyi oturtmalısınız. İlk önce grameri öğrenerek nasıl cümle kuracağınızı öğrenmeniz lazım. Sonrasında ise bol bol okuma ve dinleme çalışarak kelime dağarcığınızı ve anlama becerinizi geliştirmeniz gerekiyor. Okuma ve dinleme, öğrendiğiniz gramer kurallarının zihninizde yerleşmesini sağlar. Fakat gramere çok yüklenip diğer becerileri atlarsanız, yemek tarifi örneğini hatırlayın. Kattığınız bir malzemenin fazla oluşu da yemeğinizi berbat edebilir. Dengeyi iyi kurmanız lazım.

  • Okuma

Sıralamamızın ikinci basamağı da okuma becerisi. Okuma becerisi belki de İngilizce’nizi en doğru şekilde geliştirebilecek beceri olabilir. Çünkü önce gramer öğreniyorsunuz ve okuma yapmak hem öğrendiklerinizi gözle görerek pekiştirmenizi sağlıyor hem de size okurken kendinize yeni bilgiler katmanızı sağlıyor. Dinlerken veya konuşurken doğru konuştuğunuzu ya da doğru dinlediğinizden emin olamazsınız belki ama okuma yaptğınızda her kelime ve cümlenin doğru kullanımını kendi gözlerinizle görebilirsiniz ve yazma becerinizi geliştirebilirsiniz. Dinleme ve konuşma işe yaramaz mı o zaman? Diye düşüneceksiniz belki. Böyle bir şey söz konusu olamaz elbette. Aslında bu becerilere tek tek baksak da hepsi birbirine entegre olduğunda müthiş bir başarı kaydedersiniz. Okuma da tek başına uzun vadede etkisini yitirebilir. O yüzden diğer becerilerle uyumu bu noktada önemlidir.

  • Dinleme

İşitsel zekaya hitap eden becerimizle devam ediyoruz. İşitsel zekası baskın gelen öğrencilerin İngilizce öğrenirken zorlanmayacağı bir beceridir dinleme. Yine diğer becerilerle birleştiğinde etkisi artacaktır. Hem dinleme hem okuma aynı anda yapıldığında telaffuzu oldukça geliştirir.Öğrenciler dinleme becerisi sayesinde birçok telaffuz dinlerler ve Dünya üzerinde İngilizce konuşanların tek ve ortak bir telaffuz kullanmadığının ayrımına varırlar. Aynı zamanda şarkı dinletisi de çok iyi bir dinleme aktivitesidir.

  • Yazma

Yazma becerisinin avantajı, size hem düşünme hem de sonrasında bunları kağıda dökme fırsatı tanır. Kağıt üzerinde yanlışlarınızı görüp düzeltebilirsiniz. Bu aktivite size düzgün bir konuşma becerisi de kazandıracaktır. Yazarak cümle üretme becerisi kazanırsınız ve sonrasında bu öğrendikleriniz konuşmanıza oldukça yansır. Enteresan bir yöntem fakat oldukça etkili.

  • Konuşma

İyi bir konuşmanız varsa üstte saydığım dört beceriyi iyi bir şekilde yerine getiriyorsunuz demektir. Bu dört becerinin güçlerini birleştirdiği nokta konuşma becerisidir. Zamanında emek ettiğiniz her şey konuşmanıza yansıyor.

  1. İngilizce Dil Becerilerinizi Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Bir dilin öğrenimindeki yapı taşlarını oluşturan becerileri de anlattığımıza göre şimdi de bunlar için ufak tavsiyeler verebiliriz. Bir sıralamanın olduğunu söylemiştik ve bu sıralamanın ne kadar önemli olduğunu da. Verdiğimiz tavsiyeleri yine sıralamayı göz önünde bulundurarak almalısınız.

  • Gramer & kelime bilgisi

Öğrencilerimizin yaptığı en büyük hatalardan biri de öğrendikleri gramer yapılarını, kelimeleri ezberlemeye başvurmak oluyor. Tabii bunda öğretmenlerimizin de rolü büyük. Genelde verilen ödevler “şu kelimeyi defterinize 5 kere yazın” dan öteye gidemediği için haliyle bu kelimeler ve gramer yapıları ezberleniyor ve öğrenilemiyor. Çünkü zaman geçtikçe unutuluyor.

  • En güzel yöntemlerinden biri, kesinlikle okuma yapmak ve öğrendiklerinizi olabildiğince kullanmaktır. Kelimelerin bizim tuğlalarımız olduğunu düşünün, gramer bilgimiz de bizim harcımız. Kelimeler tek başlarına da var olabilirler fakat iş cümle kurmaya geldiğinde gramere ihtiyacımız var.
  • Grameri öğrenebileceğimiz en güvenilir yerlerden biri de kitaplardır. Bu yüzden tüm becerilerin birbiriyle bağlantılı olduğunu unutmayın.
  • Okuma

Gramer öğrenmenize yardımcı olan okuma becerisinde önünüze gelen yabancı kaynağı okumak söz konusu değil elbette. Bu yüzden iyi yönlendirilmeniz lazım ve seviyenize göre kitaplarla başlamanız lazım. Yoksa keyif de alamazsınız verim de.

  • Okuma yaparken yapılacak en güzel yöntemlerden biri de olabildiğince sesli okuma yapmaktır. Bu hem kendinizi dinlemenize yol açacak hem de konuşma pratiği yaptırmış olacak size. Olabildiğince sesli okuma yapın.
  • İlk defa karşılaştığınız deyim ve cümle kalıplarını tekrar tekrar okuyun.

Dinleme

Dinleme basamağı da geliştirirken oldukça keyif alacağınız bir basamak. Tabii ki bu devamlı film izlemekten ibaret olan bir şey değil.

  • Öncesinde dinleme yapacağınız ses kaydını ve metni hazır edin.
  • Hazır ettikten sonra, metne bakmadan ses kaydını 3-5 kez dinleyin.
  • Sonrasında metni baştan sona okuyun, analiz edin ve kelimeleri iyice öğrenin.
  • Metinle birlikte ses kaydını dinleyin.
  • En son da ses kaydındaki her ayrıntıyı iyice anlayana kadar metinsiz dinleme yapın. İşe yaradığını göreceksiniz. Şu ana kadar verdiğimiz tüm tavsiyelerde, tekrar yapmanız en önemli noktalardan biri, dinleme basamağında da tekrar oldukça önemli.

Yazma

Bu basamağa kadar verdiğimiz okuma ve dinleme becerilerine ‘anlama becerileri’ diyoruz. Bizden herhangi bir üretim beklemeyen becerilerdir. Yazma ve konuşma basamaklarına da ‘üretim becerileri’ diyoruz. Anlama becerilerimizi geliştirdikten sonra üretim becerilerine geçebiliriz.

  • Yazma becerimizi geliştirecek en önemli noktalardan biri Türkçe ve İngilizce arasındaki farkları iyi özümsemektir.
  • Sonrasında iyi sözlük kullanımı ve kelime bilgisi yeterlilikleri gerekmektedir. Yeterli dilbilgisi de bu bağlamda gereklidir. Tüm bu gereklilikleri kendinizde iyi seviyede geliştirdiğiniz takdirde yazma beceriniz de gelişecektir.
  • Fakat aynı zamanda tüm bu gereklilikler yeterli seviyede gelişmemiş olsa bile yazarak da bunları geliştirebilirsiniz. Bu noktaya kadar anlattığımız tüm basamakların bize kattıkları yazma becerimize yansıyacaktır.

Konuşma

Bu becerinizi geliştirmeniz için sağlam bir temeliniz olması gerekmektedir. Öyle ki, sağlam bir temel olmadan üzerine bir bina inşa edemeyiz. Konuşma basamağına kadar gelen basamakların temelinin iyi oturmuş olması lazım ki başarılı bir İngilizce konuşma becerisi kazanabilelim. Yapılan en büyük hatalardan biri Türkçe düşünmek ve dolayısıyla Türkçe’den İngilizce’ye simultane (aynı anda) çeviri yapmaya çalışmak. Bu size zaman kaybettirir. Kelimelerin telaffuzunu bilmemek de işi zorlaştırmaktadır. Bunun eğitiminin küçük yaşlarda verilmesi işi daha kolaylaştıracaktır fakat maalesef böyle bir durum genel anlamda söz konusu değil.

  • Konuşma becerinizi geliştirmek için olabildiğince konuşma sebepleri yaratın kendinize.
  • Arkadaşınızla birden İngilizce sohbet edin, İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşıyorsanız kendinizi dışarı atın ve birçok turistle sohbet etme fırsatı yakalayın.
  • Okuduklarınızı olabildiğince sesli okuyun
  • Yeni öğrendiğiniz kelimeleri hem akılda tutabilmeniz için hem konuşmanızın gelişmesi için onlarla ilgili cümle kurun.
  1. İngilizce’yi nasıl öğrenmeyi tercih edersiniz?

İngilizce’yi nasıl öğreneceğinizi anlamak için birçok soruya cevap vermeniz gerektiğini bu noktaya kadar anlamış olmalısınız. Uzun fakat sonuç verici bir süreç olduğunu unutmayın. Karşılaşacağınız bir diğer soru İngilizceyi nasıl öğreneceğinizle alakalı. Sorumuzu biraz daha özelleştirmemiz gerekirse, bu yola kendi başınıza mı çıkmak istersiniz, özel bir öğretmenle mi yoksa sınıf ortamında arkadaşlarınızla mı? Bunları da alt başlıklar altında incelersek, soruya güzel bir cevap verebileceğinizi düşünüyoruz.

  • Kendi Kendinize İngilizce Öğrenmek

Bu süreçte kendi kendinizin öğretmeni olacağınızın farkında olmanız gerekmektedir. Kendi kendinizin öğretmeni olmanın sorumluluklarının fazla olması gibi dezavantajları varsa da kendi gelişiminizi kendiniz takip etmeniz ve daha uzun süreli, rahat bir süreç geçirmeniz gibi avantajları da var. Tabii ki uzun süreli bir süreç olacak olması sizi çok da rahatlatmasın. İngilizce öğrenmek çaba gerektirir ve sürenizi verimli kullanmak sizin yararınıza olacaktır. Bu süreci seçtiyseniz size rehberlik edecek birkaç noktaya değinelim:

  • Plan ve program yapın

Kendi gelişiminizi daha sağlıklı takip edebilmeniz için kendinize göre bir plan program yapmalısınız. Plan ve program yaparken yukarıda bahsettiğimiz dil becerilerinin öğrenim sırasını göz önünde bulundurmanız daha fazla verim almanızı sağlayacaktır.

  • Kendinize bir tablo oluşturabilirsiniz.
  • Tabloyu isterseniz haftalık isterseniz aylık hazırlayabilirsiniz.
  • Her dil becerinizde nasıl bir gelişim katettiğinizi görmeniz açısından tablonuzu dil becerilerini ayrı başlıklar şeklinde hazırlamanızda fayda var.
  • Programınıza sadık kalmaya çalışın. Tabloya uyamadığınız zamanlar elbette olabilir fakat olabildiğince telafi etmeye çalışın.
  • Eğer tabloya uyamadığınızı düşünüyorsanız tablonuzu değiştirmekten çekinmeyin. Çoğumuz kendimize göre bir plan program yapmayı başlarda beceremiyoruz. Bunun biraz zamanınızı alacağının farkında olun.
  • Kendinizi çok sıkmayın ve bu işin plan ve programlı olacak olması sizi öğrenirken eğlenmekten alıkoymasın. İngilizce öğrenmek her ne kadar ciddi emekler istese de oldukça eğlenceli.

Elinizin altında mutlaka sözlük bulundurun.

Kendi kendinize İngilizce geliştirme sürecinde sizin en yakın yardımcılarınızdan biri sözlük olacaktır. Günlük hayatınızda her an internete erişemeyebilirsiniz ve bu da size istediğiniz zaman istediğiniz sözcüğün karşılığını bulamamak gibi dezavantajlar sağlayabilir. Bu yüzden telefonunuzda mutlaka en az bir tane internet gerektirmeyen sözlük uygulaması ya da yanınızda bir cep sözlüğü bulundurmalısınız.

  • Sözlük uygulamalarını incelediğimiz detaylı yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.
  • Bir diğer sözlük uygulaması önerimiz ise ‘English Dictionary Offline’ olacaktır. Bu sözlük internet gerektirmediğinden pratik olmasının yanı sıra İngilizce-İngilizce çeviri oluşu da ek fayda sağlamaktadır. Kendi başınıza İngilizce öğrenirken daha verimli ilerleme kaydetmeniz açısından sözlüğünüzü İngilizce-İngilizce kullanmanızı öneririz. İngilizcesini bilmediğiniz bir kelimenin daha anlaşılabilir bir İngilizceyle öğrenilebilir olması sizi formda tutacaktır.
  • Sözlük uygulamaları önerilerimize internet gerektirenlerle devam ediyoruz. Çoğumuzun bildiği oldukça kapsamlı bir Türkçe-İngilizce / İngilizce-Türkçe sözlük uygulaması olan Tureng’ten bahsediyoruz evet. Tureng’in kendi websitesi olmasının yanı sıra uygulaması da mevcut. Son zamanlarda Tureng, Kelime Defteri adı altında bir başka sözlük uygulaması daha çıkardı ve bu uygulamada örnek cümleler, istediğiniz kelimeleri daha sonrasında çalışmak üzere kaydetme özelliği, çeşitli flaş kartlar vb. mevcut.
  • Bir diğer çevrimiçi sözlük önerimiz de kapsamlı İngilizce açıklamaları ve birden fazla örnek cümleleriyle gönlümüzde taht kuran Merriam Webster. Bu İngilizce-İngilizce sözlüğün de websitesinin yanı sıra uygulaması Tekrar hatırlatmak isteriz ki İngilizce-İngilizce sözlük kullanmak çok daha faydalı.

Kitap Setleri, DVD’ler ve İnternet Sitelerinden Faydalanın.

Baş koymuşsanız dil öğrenmenin yoluna, bütçenizin de olabildiğince sarsılabileceğini göze almışsınız demektir. Bütçenizi sarsabilme potansiyeline sahip en masraflı iş kitaplardır. Günümüzde ingilizce kaynak kitaplarının setlerinin fiyatlarını az çok biliyorsunuzdur. Bütçeniz el veriyorsa yazılı kaynaklardan yardım almak işinizi kolaylaştırabilir fakat bu işten ucuza da kurtulabilirsiniz.

  • Bütçenizi göz önünde bulundurarak kaynak kitap almak derdine düştüyseniz size önerebileceğimiz yayın isimleri şunlar olacaktır:
  • Longman
  • Oxford Press
  • Cambridge
  • Hacettepe Taş Yayınları
  • Dilko Dergileri

Listeyi daha da uzatabilirdik fakat bunlar bu sektörün en iyileri diyebiliriz. Daha kapsamlı bir liste arayışı içindeyseniz daha kapsamlı bir araştırma yapabilirsiniz. Bu yayınları da aklınızın bir köşesinde taşıyın mutlaka.

  • “Yok, ben kaynak kitap sayfaları arasında kaybolmak istemiyorum.” Diyorsanız da size ilaç gibi gelecek birçok internet sitesi mevcut. Her dil becerisine hitap eden aktiviteleri, videoları, okuma parçalarıyla bu sitelere de mutlaka göz atın deriz.
  • British Council (Yaş grubunuza ya da seviyenize göre (Kids, Teens, Adults) farklı siteleri mevcut.)

Bu site sunduğu tüm eğitimi İngilize dil becerilerini baz alarak hazırlamış. Gramer için konu anlatımı, aktiviteleri ayrı, dinleme için ses kayıtları ve aktiviteleri farklı, okuma için paragraf soruları ve ona uygun aktiviteleri farklı şekilde hazırlanmış. Kendinize hazırladığınız programda bu sitedeki ücretsiz eğitime de yer verebilirsiniz.

Bu sitede de birbirinden farklı ve eğitici aktiviteler, testler bulabilirsiniz. Yapmak istediğiniz herhangi bir etkinliği özelleştirebiliyorsunuz. (Geliştirmek istediğiniz beceri, zorluk seviyesi ve etkinliğin süre uzunluğu gibi özelleştirme seçenekleri var.)

Her dil becerinizi geliştirebilecek testler bulabilir, ses kayıtları dinleyebilirsiniz. Gramer konu eksiklerinizi tamamlamak ya da bildiğiniz konuları tekrar etmek için de birçok destekleyici videolar içeren bir site. Oxford Online English sitesinde bulunan konu anlatımı videolarını, youtube kanallarından da izleyebilirsiniz. Bol bol amerikan aksanı dinleme fırsatınız da bu sitenin en faydalı kısımlarından biri.

Dil Gelişiminizi Destekleyecek Videolar, Filmler ve Diziler Keşfedin.

Yazımızda öğrenme farklılıklarından bahsetmiştik. Bireysel öğrenirken de öğrenme stilinizi göz önünde bulundurmanızda fayda var. Bu başlığımızın görsel ve işitsel öğrenme stiline sahip okurlarımızın dikkatini çekeceğini düşünüyoruz. Ayrıca öğretilen konunun videolarla desteklenmesi de her öğrencinin başvuracağı zevkli yöntemlerden biri .

  • Sizlere yararlanmanız için bir Youtube kanalı listesi hazırladık. Bir göz atın:
  • Rachel’s English : Bu kanalda birbirinden farklı dil becerilerine hitap eden videolar bulabilirsiniz. Dinleme ve konuşma becerinizi geliştirecek diyaloglar, kelime listeleri, Amerikan İngilizcesi telaffuzları, fonetik eğitimi gibi yararlanabileceğiniz birçok video bulunuyor.
  • James ESL (EngVid) : Sempatik ders anlatımı ve beyaz tahtada anlattığı derslerle sizi sınıf ortamında gibi hissetirecek havasıylz İngilizce öğrenimini eğlenceli ve verimli hale getirebilirsiniz. Okunuşları benzetilen kelimelerin farkını anlatan, gramer konularında eksiğinizi tamamlayacak ve kelime dağarcığınızı zenginleştirecek videolarıyla bu kanalı da şiddetle tavsiye ediyoruz.
  • Dream English Kids : Bu kanaldaki videolar başlangıç seviyesine ve çocuk yaş grubuna hitap etse de videoların renkli ve dinamik oluşu, her videonun bir bağlamı olması anlatılanların daha akılda kalmasını sağlıyor.
  • Bir diğer video önerisi listemiz de sizleri çocukluğunuza döndürecek cinsten. Anadilimizi edinirken biz anlamadan aslında işimizi kolaylaştıran şeylerden biri de çizgi filmlerdi. Bunu dolaylı olarak yapsa da çizgi filmlerden dilimize dair çok şey öğreniyorduk. Yeni bir dil öğrenirken de bunu bilinçli olarak yapacak olsanız da dili İngilizce olan çizgi filmleri izlemek hem çocuklara hitap ettiği için daha kolay anlayacaksınız hem de keyifli vakit geçirebileceksiniz. Bu yüzden biz de sizlere çizgi film izleyebileceğiniz kaynak sitelerin listesini hazırladık:
  • SpongeBob SquarePants : Sünger Bob’un çoğu bölümlerine Youtube kanalından ulaşabilirsiniz. Sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eden bu esrarengiz sualtı dünyasını hem eğlenerek hem de bol bol dinleme becerinizi geliştirerek izleyebilirsiniz. Youtube kanalındaki bölümlerin İngilizce altyazıları da mecvut. Bunun yanı sıra Netflix üyeliğiniz varsa da oradan da eski-yeni tüm bölümlere ulaşabilirsiniz.
  • Pink Panther : Pembe Panter de yine sizi alıp çocukluğunuzun en tatlı zamanlarına götürürken bir yandan da izlerken İngilizce dinleme becerinizi geliştirmenizi sağlayacak. Youtube kanalında her bölüm için İngilizce altyazı mevcut. İzlerken takıldığınız kelimeleri araştırabilir, keyfinizi bölmek istemezseniz de bir yandan not alıp bittiğinde kelimelerin anlamlarına bakıp ikinci bir defa izleyebilirsiniz.
  • Sesame Street : Susam Sokağını televizyondan seyredebilme fırsatını yakalayabildiyseniz çok şanslısınız demektir. Ama bu fırsatı yakalayamayanlar da olabilir. Hem eğlendirici hem bilgilendirici olan bu kukla show da yine oldukça keyifle İngilizce öğrenmenizi sağlayacaktır. İngilizce altyazıya sahip videolarıyla Youtube kanallarında eski-yeni birçok videolarına erişim sağlayabilirsiniz. Edi’yle Büdü’nün balık tutmaya çalıştıkları sahnenin İngilizce versiyonuna bir göz atabilirsiniz. Kanalın linkini de sizlerle paylaşıyoruz.
  • Televizyonunuzun dilini İngilizce yaptığınızda da Cartoon Network, Disney Channel gibi yabancı kanalların çizgi fim akışlarını İngilizce dilinde seyredebilirsiniz.
  • Filmlerin hayatımızı değiştirebilme potansiyeli taşıdığını biliyoruz. Çoğumuz “Bu filmi izledim hayatım değişti.” Lafını bir yerlerden duymuş ya da kendimiz söylemişizdir. Filmlerin hayatımızı değiştirebileceği gibi dil gelişimimizi de oldukça değiştirebileceğini biliyor muydunuz?
  • Filmleri sadece izleyip geçmemek lazım. Türkçe altyazılı ya da dublajlı versiyonlarını izlediğiniz filmleri ingilizce altyazılı izlemeyi deneyebilirsiniz.
  • Bir filmi altyazısız izlemenin keyfini çok iyi bildiğiniz bir dildeki bir filmi izlerken biliyorsunuzdur. Dünyaca ünlü filmlerin çoğunun anadili İngilizce olduğunu da biliyorsunuz. Dolayısıyla İngilizce bir filmi altyazısız dublajsız izlemenin keyfine varmak istemez miydiniz? Bizce isterdiniz 😊
  • Film, öneri yapılmak için oldukça geniş bir yelpazeye sahip olduğundan film seçme zevkini size bırakıyoruz.
  • Dizilere değinecek olursak, filmlerle kıyaslandığında daha kısadırlar dolayısıyla İngilizce altyazılı ya da altyazısız izlediğinizde kafanızı çok da karıştırmaz. Bu yüzden İngilizce altyazılı ya da altyazısız izleme konusunda başlangıcı dizilere yapmanızı öneririz.
  • Diziler de süre uzunluğu açısından birbirinden farklılık göstermektedir.
  • Eğer İngilizce öğrenme yolunda başlarda ya da ortalardaysanız, dizileri İngilizce altyazılı ya da altyazısız izlemeyi daha önce izlediğiniz dizilerden başlayarak yapmanızı öneririz.
  • İzlerken çok da kafa karıştırmaması için sitcom dizilerden faydalanabilirsiniz.
  • How I Met Your Mother, Friends ya da The Office tarzındaki sitcomlar genelde dizi boyunca aynı ortamlara sahiptir ve karakter değişikliği çok gözlenmez. Ortalama 20-30 dk lık bölümleri sayesinde de dikkatinizi formda tutar ve daha kolay bir şekilde İngilizce altyazılı ya da altyazısız izlemenize olanak sağlar.
  • Hem dilsel hem de kişisel gelişiminize katkıda bulunacak bir dijital platformdan bahsetmek istiyoruz : Ted Talks. Birçok başarılı insanın hayat hikayelerinin bulunduğu, fizikten kimyaya, biyolojiden tarihe her alanda birçok bilgilendirici konuşmanın yer aldığı bir platform. Dil gelişimi konusunda da oldukça bilgilendirici videolara sahip bu platformda istediğiniz ya da ilgilendiğiniz her alanla ilgili konuşmaları izleyebilir ilham alabilirsiniz. Youtube kanalı, telefon uygulaması ve websitesi mevcut.
  • Video aracılığıyla İngilizcenizi geliştirebileceğiniz bir uygulama önerimiz var: Filmler ve dizilerden mini alıntılar yaparak sizlere hem görsel hem de işitsel yönden gelişim sağlayabilecek bir uygulama. Alıntıladıkları videoda geçen bir cümlenin nasıl yazıldığını seçenekler sunarak soruyor. Ayrıca önünüze gelecek videoları herhangi seçeceğiniz bir gramer konusuyla ve seviyenizle özelleştirebiliyorsunuz.

Başucunuzu İngilizce Okuma Kitaplarıyla Doldurun.

  • İngilizceyi en verimli ve keyifli şekilde geliştirmenin bir diğer yolu da kitap okumaktır. Seviyelere göre hazırlanmış kitaplar bulabileceğiniz gibi, İngiliz Edebiyatı, Amerikan Edebiyatından da birçok eseri orijinal dilinde okuma fırsatı yaratabilirsiniz kendinize.
  • Harry Potter serisi tavsiye edebileceğimiz kitaplar arasında ilk sıralarda yerini alıyor. Eğer seriyi izlediyseniz ya da Türkçesini okuduysanız İngilizce versiyonunu okurken zorlanmayacaksınız demektir. Konuya hakim olduğunuz için hem her kelimeye takılarak zaman kaybetmeyecek hem de okurken yeni şeyleri, konuya hakim olduğunuz için daha kolay yorumlayabileceksiniz.
  • Yüzüklerin Efendisi serisi de aynı şekilde şiddetle tavsiye edebileceğimiz kitaplardan. Daha önce izlemediyseniz bile Türkçe altyazılı da olsa izleyip sonrasında kitap serisinin İngilizce versiyonunu okuyabilirsiniz.
  • Dünyaca bilinen masalların da İngilizcelerini okumak size birçok kalıp ve kelime öğretecektir. Sesli ya da sessiz şekilde bol bol masal okuyabilirsiniz. (Little Red Riding Hood – Kırmızı Başlıklı Kız , Snow White – Pamuk Prenses vb.)
  • Yukarıda da belirttiğimiz gibi Türkçesini okuduğunuz bir İngiliz edebiyatı kitabı varsa İngilizcesini okumak hayli işinize yarayacaktır. Bazı internet sitelerinden de okuduğunuz kitapları anlayıp anlamadığınızı ölçen testler ya da başka etkinlikler bulabilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra özetlerine tekrar göz gezdirebilirsiniz. Bahsettiğimiz siteler:
  1. Shmoop : Örnek teşkil etmesi adına İki Şehrin Hikayesi adlı kitabın bölüm bölüm özeti, kitapla ilgili flaş kartlar ve quizlere buradan ulaşabilirsiniz.
  2. Spark Notes: Bu website aracılığıyla da birçok eserin özetlerine, kitapla ilgili detaylı yorumlara ve quizlere ulaşabilirsiniz. Verdiğimiz diğer site örneği gibi aynı amaçla tasarlanmış bu websitenin okuduğunuz kitaplar üzerine daha çok düşünüp İngilizce yorumlama ve akılda kalıcılığını arttırması adına verdiğimiz bir diğer öneri. 😊
  • Okumak demişken sadece kitaplarla sınırlı kalmayın. Tabiri caizse elinize geçen her şeyi okuyun.
  • İngilizce reklam afişlerini inceleyin.
  • Yabancı markalı bir ürünün içindekiler kısmına dikkat edin.
  • Neredeyse her paketli yiyecek ve içeçekler mutlaka İngilizce yazılı uyarıları ya da sloganları içerir. Bir-iki İngilizce kalıp yakalayabilirsiniz.
  • Meyve suyu kutularının bir yönü İngilizce yazılı bir yönü Türkçe yazılı olur. İngilizce yazılı kısmı çevirin kendinize ve öyle için. 😊
  • Bu öneriler komik gelebilir fakat İngilizceyi hayatınızın bir parçası haline getirmezseniz ne keyif alırsınız ne de verim. Bunu unutmayın.
  • İngilizce gazete okuyun. Türkiye gündemi ya da dünya gündemini takip ediyorsanız, İngilizce gazete okumak da normal bir gazete okumak gibi günlük hayatınızın bir parçası haline geleceği için oldukça faydalı olacaktır. Hürriyet ve Yenişafak gibi yerli gazetelerimizin İngilizce versiyonlarına internetten ulaşabilirsiniz.
  • İngilizce haber okuyabileceğiniz telefon uygulamaları da mevcut. Verebileceğimiz örneklerden biri Bundle uygulaması. App Store ve Google Play’den indirebileceğiniz bu uygulama sayesinde gündemi takip edebilir, ilginizi çeken konularla ilgili haberleri İngilizce olarak okuyabilirsiniz.
  • Dünyaca ünlü The New York Times gazetesini de uygulama olarak telefonunuza indirebilir ve ilgi alanlarınıza göre haberleri takip edebilirsiniz.

Uluslararası Sosyalleşin.

Günümüz teknolojisi geliştikçe onun nimetlerinden faydalanmamak olmaz. İnternetten her alanda yararlanabileceğiniz gibi, sosyalleşmek için de kullanabilirsiniz. Tabii ki uluslararası sosyalleşmekten bahsediyoruz. Arkadaş çevrenize başka milletlerden insanlar katmak çok eğlenceli olmaz mıydı?

  • Gündelik hayatta önümüze çıkan her turisti arkadaşımız yapamayız fakat bizden kilometrelerce uzakta kafa dengi birçok insan olduğu düşüncesi heyecan verici. Bu insanlara nasıl mı ulaşabilirsiniz? Size bu konuda yardımcı olacak birçok uygulama mevcut.
  • Size önerebileceğimiz en güvenli uygulamalardan biri Tandem olacaktır. Google Play ve App Store’dan kolaylıkla indirebileceğiniz bu uygulamada birçok yabancı kafa dengi insan bulabilirsiniz. Birçok onaylı kullanıcının barındığı bu site, güvenle üye olup birçok arkadaş edinmenize yardımcı olacak. Görüntülü ve sesli arama, ses kaydı ve fotoğraf gönderebilme özelliği sayesinde de arkadaşlığınızı sadece yazışma boyutundan çıkarıp sesli bir şekilde de sohbet edebilme fırsatı yakalayacaksınız.
  • Facebook kullanıyorsanız da birçok grupta yabancı arkadaşlar bulabilirsiniz. Facebook gruplarının bir diğer avantajı da ister Türk olsun ister yabancı, İngilizce öğrenmeye çalışan birçok topluluk bulabileceğiniz bir platform. Bu sayede, kendi başınıza çalışırken, kafanıza takılanları ve çalışırken yardım almanızı gerektirecek her türlü konuyu bilirkişilere sorabilme fırsatı bulabilirsiniz.
  • Facebook ve Instagram gibi sosyal medya uygulamaları sayesinde yukarıda da bahsettiğimiz gibi, dilinizi geliştirecek insan toplulukları bulabilirsiniz. Instagramda da günlük gramer kurallarını ve kelime öğrenmek için ipuçları veren dil hocaları bulunuyor. Onlardan da yardım alabilir, kafa karışıklığınızı gidermek adına birebir sohbet etme şansı yakalayabilirsiniz.
  • İnternette rastlayabileceğiniz birçok dil forumunu da geçmeden edemedik. Birçok dil forumunda da karıştırılan ya da öğrenirken zorluk çekebileceğiniz gramer kurallarını tartışıp örneklendiriyorlar. Bu forumlar da yine yararlanabileceğiniz platformlar.

Özel Öğretmen Yardımıyla İngilizce Öğrenmek

    • İngilizce öğrenirken kendi plan ve programınızı kendiniz üstlenmek yerine bu sorumluluğu sizden daha uzman birine bırakmak istiyorsanız,
    • Sınıf ortamında bireysel farklılıklar yüzünden öğretmenin gözünden kaçıyor ve öğrenemiyorsanız,
    • Birebir öğrenmekten daha fazla verim alıyorsanız,

İngilizce’yi özel öğretmen yardımıyla öğrenmelisiniz.

Özel Öğretmen Yardımıyla İngilizce Öğrenmenin Avantajları Nelerdir?

  • Ders alacağınız öğretmen sizin öğrenme stilinize ve eksikliklerinize göre bir ders planı hazırlar.
  • Her eksikliğinizi göz önünde bulundurur ve bir eksiğiniz tamamlanmadan diğer derse geçmez.
  • Dikkatinizi dağıtacak başka öğeler (sınıf ortamında olan gürültü, başka öğrenciler ya da herhangi bir uyarıcı) olmadan odaklanarak öğrenirsiniz.
  • Özel ders öğretmeniniz sizin en çok konuşma pratiği yapabileceğiniz kişi olabilir.
  • Öğretmeninizin ulaşılabilirliğine göre değişse de ders saatiniz dışındayken kafanıza takılanları telefon aracılığıyla da giderebilirsiniz.
  • Derslerde kullandığınız kitap dışındaki ders materyalleri size özel hazırlanmış olur. Tabii bu da öğretmeninizin donanımına göre değişiklik gösterebilir.
  • Özel ders fiyatları herhangi bir dil kursuna ödeyeceğinizden daha düşük olup bütçenize daha uygun olabilir.
  • Birçok dil kursunda, ayıracağınız vakitle alacağınız verim ters orantılı olabilir. Özel derse ayıracağınız vakit hem daha kısa olacaktır hem de daha verimli olacaktır.

Özel Öğretmen Yardımıyla İngilizce Öğrenmenin Dezavantajları Nelerdir?

  • Özel ders aldığınız öğretmen sizin ihtiyaçlarınızı karşılayacak donanıma sahip olmayabilir.
  • Öğretmeniniz sizin öğrenme stilinizi göz önünde bulundurmayıp, derslerini genelgeçer bir planla yapabilir.
  • Özel ders öğretmeniniz, öğretmenlik eğitimi almamış bir kişi olabilir. En tehlikelisi de budur. İngilizce bilen herkes İngilizce dersi veremez. Öğretmenlik, eğitimi alınması gereken bir meslektir.
  • Öğretmeninizin konuşma becerisi çok gelişmiş olmayabilir. Bu da sizin dinleme becerinizi geliştirmenizi oldukça baltalayacaktır.
  • Öğretmeniniz çok başarılı olsa bile başka uyarıcılar olabilir. Dersin gerçekleştiği ortam fazla rahat ya da fazla rahatsız olabilir, bu da öğrenmenizi olumsuz yönde etkiler.
  • Özel dersinizin saatlerini de iyi ayarlamanız gerekmektedir. Çalışırken en verim aldığınız saatleri ayarlamanız sizin yararınıza olacaktır aksi takdirde yorgun olduğunuz ya da uyanamadığınız saatlerde ders almak sizin verim almanızı engeller.

Özel Öğretmen Yardımıyla İngilizce Öğrenmek İsteyenlere Tavsiyeler

  • Yazımızda bahsettiğimiz İngilizce öğrenme amacınızı belirleyin. (İş İngilizcesi, Akademik İngilizce vb.) Bu doğrultuda donanımlı öğretmenler seçin.
  • Yaş grubunuza göre, öğretmeninizin bu yaş gruplarıyla ne kadar deneyimi olduğunu öğrenin.
  • Yukarıda da belirttiğimiz gibi, İngilizce bilen herkes İngilizce öğretemeyebilir. Öğretmenlik eğitimi almış kişiler önceliğiniz olsun.
  • Özel öğretmeninizi seçtikten sonra, ders saatlerinizi olabildiğince kendinize uygun belirleyin.
  • Öğretmeninizle olabildiğince konuşma pratiği yapmaktan çekinmeyin.
  • Özel dersinizi anadili İngilizce olan bir öğretmenden ya da anadili gibi İngilizce konuşabilen birinden almanız dinleme ve konuşma becerilerinizi oldukça geliştirecektir.

Sınıf Ortamında İngilizce Öğrenmek

  • Sınıf ortamında İngilizce öğrenmek, aslında hepimizin en fazla aşina olduğu öğrenme biçimidir. Bazılarımız okulun en akıllı sınıflarındayken, bazılarımız da en tembel ve matrak sınıflarında bir şeyler öğrenmeye çabalayan zavallı öğrencilerdik.
  • Sınıf ortamı yıllar geçtikçe birbirinden oldukça farklılık göstermiştir. İlkokulda öğrendiğimiz İngilizce, ortaokulda öğrendiğiniz İngilizce’den çok daha verimliydi belki de sizin için. Şu cümleyi çoğumuz başkalarından duymuşuzdur : “Ortaokulda hep okul değiştirdiğimden İngilizceyi hiç iyi öğrenemedim.” Alternatif olarak da şöyle bir cümle de ortalıkta gezer durur : “İlkokuldayken İngilizce öğretmenimiz hep değişiyordu, o yüzden İngilizceyi yarım yamalak öğrendim.”.
  • Dolayısıyla okulda öğrendiğiniz İngilizce, çeşitli çevre faktörlerinden dolayı ya hüsrana uğramıştır ya da temeli çok iyi gelişmiştir.

Bu değişkenlerin ortaya çıkış sebepleri neler olabilir? Bir öğretmen ya da sınıf ortamı bizim İngilizce öğrenmemizi nasıl bu derece etkileyebilir?

Bunun cevaplarından biri öğretmenlerin ders esnasında temel olarak aldığı yaklaşımların çeşitli olması. Nedir bu yaklaşımlar? Özetle bir göz atmak isterseniz:

İngilizce Öğretiminde Yaklaşımlar

Sınıf ortamında ders anlatırken, İngilizce öğretmenlerinin temel aldığı bazı yaklaşımlar vardır. Bu yaklaşımlar, öğrencilerin nasıl İngilizce öğrendiğiyle alakalı birbirinden farklı yaklaşımlardır. Kimisinin uygulanabilirliği sorgulansa da kimisi de öğrencilerin ihtiyacını karşılayacak cinsten. Öğrenme stilinizi de göz önünde bulundurarak bu yaklaşımları inceleyebilirsiniz. Sizler için her yaklaşımı özetledik. Buyrun bir göz atın:

  • Gramer Çeviri Yaklaşımı: Bu yaklaşımda öğretmen sınıf merkezindedir ve öğretmen anlatır öğrenci dinler. Sözel/Dilsel öğrenim stiline sahipseniz size hitap edebilir fakat öğretmen sınıftaki bireysel farklılıkları bilmelidir. Sadece öğretmenin anlatması ve tahtaya yazdıklarının öğrenciler tarafından tahtaya geçirilmesi, dil gelişimini olumsuz etkiler. Bu klasik öğretme biçimini desteklemiyoruz.
  • Direkt Yaklaşım: Bu yaklaşımda sözlü becerilerin gelişimi hedeflenmiştir. Öğretmenin devamlı ingilizce konuşması ve grameri direkt olmayan bir şekilde öğretmesi gerekmektedir. İşitsel zekaya sahipseniz size hitap edecek bir yaklaşım. İngilizce bol bol dinleme ve konuşma pratikleri yaparak geliştirilmelidir. Bu yaklaşımda sınıf içinde anadil konuşulması yasaktır.
  • Okuma Yaklaşımı: Adından da anlaşılacağı gibi okuduğunuzu anlamaya yönelik aktivitelerin ağırlıklı olduğu dersleriniz varsa o derste okuma yaklaşımından yararlanılıyor demektir. Çok yaygın bir yaklaşım olmasa da bu da sözel ve dilsel zekaya sahip öğrencilere hitap edebilecek bir yaklaşım türü. Ders içinde hazırlanan aktiviteler genelde okuduğunuzu anlamaya yönelik olacaktır.
  • Dil İşitim Yöntemi: Bu yöntemde de öğretmen derslerinde, okuma yaklaşımının aksine, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirecek aktiviteler sunar. Yaratıcı drama, dialog gerçekleştirme, ses kayıtları dinleme, doğaçlama konuşma gibi aktivitelerle karşılaşıyorsanız, dersiniz dil işitim yöntemiyle uygulanıyor demektir. Bu yöntem de dilsel ve işitsel zekaya hitap eden öğrencilerin dikkatini çekecektir. Ders esnasında söz hakkı alıp konuşurken yaptığınız hatalar öğretmen tarafından anında giderilir. Direkt yaklaşımında da olduğu gibi bu yaklaşımda da anadil kullanımı yasaktır.
  • İletişimsel Yaklaşım: İnteraktif aktivitelerin bol yapıldığı derslerde kullanılan yaklaşımdır. Sosyal zeka, işitsel ve dilsel zekaya sahip öğrencilere hitap eden bu yaklaşımda dersler öğrenci merkezli işlenir. Öğretmen öğrencilerine iletişim kurmaları için bol bol grup aktivitesi verir. Sohbet edecek ortam yaratır. Öğrencilere gündelik hayat ortamı havası yaratmak için günlük hayattan araçlar, aletler bol bol kullanılır. (Konser biletleri, mutfak araç gereçleri vb.)
  • Sessiz Yöntem: Yaklaşımın adında geçen sessizlik öğretmen için geçerlidir. Sessizlik bir öğretme aracı olarak kullanılır. En güzel şekilde bir örnekle açıklayabiliriz. Bu yaklaşım genelde telaffuz öğretiminde kullanılıyor. Her sesin nasıl telaffuz edildiğini öğretmen tahtaya yazıyor ve her sesi bir renkle özdeşleştirip, olabildiğince az konuşarak öğrencilerden telaffuz etmelerini istedikleri kelimeleri yanlış telaffuz ettiklerinde renklerden yararlanarak düzeltiyor. Amaç öğrencilerin öğretmenin İngilizcesini tekrarlayarak değil, kendileri sesleri keşfederek öğrenmelerini sağlamak. Bu da görsel, işitsel ve dilsel zekaya sahip öğrencilerimize hitap eden bir yaklaşım.
  • Topluluk Odaklı Dil Öğrenimi Yaklaşımı: Adından da anlaşılacağı gibi sınıftaki tüm öğrencileri kapsayan bir öğrenme yaklaşımıdır. Öğrenci merkezli bu yaklaşımda öğretmen sadece danışmandır. Amaç derste herhangi bir konu başlatıp onun üzerine herkesin sohbet etmesidir. Anadil kullanımı yasaktır. Sosyal işitsel ve dilsel zekaya sahip öğrencilere hitap eden bu yaklaşımda sınıftaki sıralar yuvarlak haline getirilir ve gerçek bir sohbet havası yaratılır. Derste geçen sohbet ses kaydına alınır ve daha sonrasında kullanılan kelimelerin yerindeliği, gramerin doğruluğu üzerine konuşulur. Oldukça interaktif olan bu yaklaşım dil öğreniminde tercih edilmesi gereken bir yaklaşım.
  • İşlevsel ve Kavramsal Yaklaşım: Bu yaklaşıma göre de dili konuşmak için bir mesaja ihtiyacımız olduğunu savunur. Dili kullanmamızın işlevi iletişebilmek içindir. Birini ikna etmek için, bilgilendirmek için ya da soru sormak için dili kullanırız. Dolayısıyla öğrencilere yine bir sohbet havası oluşturulur ve öncesinde dilin işlevsel kalıpları öğretilir. “Saat kaç?” “Hava durumu nasıl?” “Bugün hava soğuk olduğu için kalın giyindim.” gibi. Sınıfta günlük hayatımızda girdiğimiz ortamların havası oluşturulur. Market, havaalanı gibi. Bu ortamlarda kullandığımız cümleler öğretilir ve öğrencilerden bazen doğaçlama bazen de yazılı metin şeklinde canlandırılması beklenir. Sözel, işitsel ve dilsel zekaya sahip öğrencilere hitap eden bu yaklaşım, grup çalışmaları yapıldığı için sosyal zekaya sahip öğrencileri de yakalayabiliyor.
  • Doğal Yöntem: Bu yöntem bu adı, anadil edinimimizin gerçekleşme yöntemiyle benzer yöntemler kullanıldığı için almıştır. Öğrenciler başlarda, bizler küçükken yaptığımız gibi, ortamı gözlemler, bazı metinler okurlar ve kelimelerin anlamlarını tahmin ederler. Öğretmen ve öğrenci merkezli olan bu yaklaşımda öğrencilerin öğretmenlerini çok iyi gözlemlemesi ve dinlemesi gerekir zira yaptırılan aktiviteler de bu gözlemleri kullanmaları gerekecektir. Anadil kullanımı yasaktır ve İngilizceye maruz bırakılma söz konusudur. Bu yüzden işitsel, görsel, dilsel ve sözel zekaya hitap eden bu yaklaşım, grupça yapılan aktivitelerde de sosyal zekaya sahip öğrencilere hitap etmektedir.
  • Bütüncül Fiziksel Tepki Yöntemi: Bu yaklaşımda dil öğretimi, öğrencileri dili kullanırken mimik, jest kullanarak, sınıf içinde bol devinim yaratıp hareket ederek gerçekleştirilir. İşitsel, görsel ve dilsel öğrenme stilinin yanı sıra daha çok kinestetik öğrenme stiline sahip öğrencilere hitap eden bu yaklaşımda yaratıcı drama, mini tiyatrolar, canlandırmalar aktivite olarak yaptırılabilir. Anadilimizi edinirkenki yolculuğumuzdan yola çıkarak tasarlanmış bir yaklaşımdır. Hatırlayın çevremizden gelen “Topu tut” “Aç ağzını” “Bebeğini giydir” gibi emirler bizi harekete geçirirken aynı zamanda da birçok kelime ve cümle kalıbı öğretiyordu. Bu yaklaşımda da aynı mantık geçerli. Öğretmeni taklit de oldukça ön plana çıkan bir durum bu yaklaşımda. Örnek aktivite olarak öğretmen sesli bir şekilde bir aksiyon söyler ve öğrencilerden de söylenen aksiyonu yapması beklenir. Öğrencilere İngilizce girdiler sağlayan öğretmen aynı zamanda onların hareket etmesini de sağlamaktadır. Öğretimde uygulanan yaklaşımların en keyifli ve belki de verimli olanının bu yaklaşım olduğunu düşünüyoruz.

Bu 10 yaklaşımı tek tek ele aldığımız bir ders için hiçbirinin yeterli kalmadığına dikkat etmişsinizdir. Verimli bir İngilizce dersi bu yaklaşımlardan ‘Gramer Çeviri” hariç hepsini karışık halde içermelidir. Tek başına uygulandığı takdirde oldukça işe yarayan yaklaşımlar da var tabii ama İngilizce öğrenenler olarak sizlerin her dil becerinizin eşit gelişimine ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Sınıf ortamında İngilizce öğreniyorsanız bu yaklaşımların hangisinin uygulandığına artık dikkat edebilirsiniz. Siz olsaydınız İngilizce’yi hangi yaklaşım yoluyla öğrenmek isterdiniz?

  1. Kafanızdaki Sorulara Cevaplar
  • Günde kaç kelime ezberlersem, akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilirim?
  • Ezberlediğiniz kelime sayısıyla cümle kurabilme, konuşabilme arasında düşündüğünüz gibi bir ilişki yok aslında. Ne kadar çok kelime öğrenirseniz o kadar akıcı İngilizce konuşursunuz diye bir şey de yok. Çünkü akıcı İngilizce konuşmak, günlük hayatınızda bu dili ne kadar kullandığınızla ilgili. Bunun yanı sıra akıcı konuşmak için istemeseniz bile, kelime ezberlemek verimli bir çalışma biçimi değildir. Kelimeleri ezberlemek yerine, öğrendiğiniz kelimelerle olabildiğince cümle kurmaya çalışın.

 

  • Sadece yabancı müzik dinleyerek, yabancı dizi ve filmler izleyerek İngilizcemi geliştirebilmem mümkün mü?
  • Bu soruya evet diyebilmeyi çok isterdik fakat maalesef cevabımız hayır olacak. İngilizce öğrenirken dizi, film ve müziklere bolca başvurmak işe yarasa da tek başına yeterli olmayacaktır. Bazı şarkılarda sokak İngilizcesi duyabilirsiniz ve yanlış gramer öğrenebilirsiniz. O yüzden gramer konularını iyice öğrendikten sonra dizi, film ve müziğe başvurmanız daha sağlıklı bir gelişim kaydetmenizi sağlayacaktır.

 

  • Dizilerde ve filmlerde konuşulan İngilizce’yi anlayamıyorum dolayısıyla İngilizce altyazılı ve altyazısız izlememin bana ne gibi bir faydası olabilir?
  • Elbette öncelikle seviyenizin farkında olmalısınız. İngilizce öğrenme yolunun başlarındaysanız, İngilizce altyazılı dizi ve filmleri izlemekte zorlanabilirsiniz. Bu demek değildir ki “asla izleyemezsiniz” elbette izleyebilirsiniz. Dinlediklerinizi yazılı olarak görürseniz, günlük hayatta İngilizce cümle kalıplarının nasıl telaffuz edildiğini görebilir, edatların yerlerini öğrenebilirsiniz. Bu yüzden daha önce izlediğiniz film ve dizileri özellikle de sitcom dizi seyrediyorsanız bu mini dizilerden başlayarak, İngilizce altyazılı izleyebilirsiniz. Seviyenizi yükselttikçe de altyazısız izlemeye başlayabilir, altyazı takip etme derdinden kurtulabilirsiniz 😊

 

  • İngilizce gramer bilgim oldukça iyi olmasına rağmen neden İngilizce konuşamıyorum?
  • İngilizce konuşamamanızın belirli sebepleri olabilir. Gramer bilginizin çok iyi olması çok iyi İngilizce konuşabileceğiniz anlamına gelmez. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ne kadar pratik yaparsanız o kadar iyi konuşmaya başlarsınız. Dil becerileriniz onlarla ne kadar pratik yaparsanız o kadar gelişme kaydeder. Dil becerilerinden biri olan gramer bilgisi tek başına yetmiyor olabilir. Dinleme, okuma ve yazma becerilerinizi de eş zamanlı geliştirmeye ihtiyacınız olabilir. Yukarıda bahsettiğimiz sosyal medya araçlarından yararlanabilir, uluslararası sosyalleşmeyi deneyebilirsiniz. Anadili İngilizce olan birileriyle pratik yapmanız sizi oldukça geliştirecektir.

 

  • Tamamen İngilizce öğrenmem ne kadar zamanımı alır?
  • Tüm hayatınızı alır desek yerinde bir cevap vermiş oluruz. Anadili İngilizce olan insanlar bile hala kelime dağarcıklarına birçok kelime ekliyor ve belki de her gün bilmediği bir deyim, atasözü öğrenebiliyor. Kendi anadilinizden yola çıkarsanız, bir sözlük karıştırdığınızda bilmediğiniz ne kadar kelime olduğunu görürsünüz. “İngilizceyi tamamen öğrendim bitti, artık çalışmama gerek yok” diyebileceğiniz en son cümle olacaktır bu konuda. Harıl harıl gramer çalışmak, sayfalarca kitaplar bitirmek, eğitim videoları izlemek hayatınız boyunca devam edecek bir süreç değil elbette fakat İngilizceyi unutmak istemiyor ve bu dili hayatınızdaki ikinci dil olarak istediğiniz her an kullanabilmek istiyorsanız, dil becerilerinizin hepsini zinde tutmanız gerekmektedir.

Öğrenmek hayat boyu süren bir yolculuktur, dil öğrenmek de öyle. Bu işi ne kadar severek yaparsanız o kadar verimli ve hızlı gelişim kaydedersiniz 😊

Okumanız gereken diğer makaleler;

İngilizce Okurken Zorlanıyorum, Ne Yapmalıyım?

İngilizce Yazamıyorum, Ne Yapmalıyım?

1 thought on “İngilizce Nasıl Öğrenilir?”

  1. Kendi adıma başarılı bir yazı olmuş bolca not almamı sağladığı bildiğimiz fakat gözden kaçırdığımız detaylar fark etmemi sağladı yıllarca ingilizce eğitimi almama rağmen bir gelişme yaşamadığımı düşünsem de bu yazıyı okumama vesile olduğunu düşünüyorum çok teşekkürler. mutlu ve anda kalma temennisi ile öğrenmeye…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir